Partner seçimi yalnızca “doğru kişiyi bulmak” fikrine indirgenemeyecek kadar çok katmanlıdır. Kişisel geçmişimiz, ihtiyaçlarımız, değerlerimiz, yakınlık kurma biçimimiz ve ilişkiden beklentilerimiz seçimlerimizi etkileyebilir.
Benzerlikler ve farklılıklar birlikte düşünülür.
İnsanlar çoğu zaman kendilerine benzeyen kişilere daha kolay yakınlık duyabilir. Ortak değerler, yaşam ritmi veya iletişim biçimi anlaşılmayı kolaylaştırabilir. Bununla birlikte sağlıklı bir ilişki yalnızca benzerliklerden oluşmaz. Farklılıkları konuşabilmek, sınırları fark etmek ve iki kişinin de bireyselliğine yer açmak ilişkinin önemli parçalarıdır.
Beklentileri görünür kılmak önemlidir.
İlişkiye dair beklentiler konuşulmadığında, taraflardan biri diğerinin kendisini doğal olarak anlayacağını düşünebilir. Oysa ihtiyaçları açık biçimde ifade etmek; yakınlık, zaman, sorumluluk, gelecek planları ve kişisel alan gibi konularda ortak bir dil kurmaya yardımcı olabilir.
Tek bir “ideal eş” formülü yoktur.
Partner seçimi için herkese uyan bir kontrol listesi bulunmaz. Bir ilişkide güven, karşılıklılık, iletişim ve sınırların nasıl yaşandığı; yalnızca dışarıdan görünen ortak özelliklerden daha anlamlı olabilir. Kişinin kendi ilişki örüntülerini fark etmesi de bu süreci daha anlaşılır hale getirebilir.